polip büyüyor..

yaşam bu sabah saat 10′da başladı.. aslında yaşamın pazar sabahı 10′da başlaması biraz garip gibi ama aslında yaşam, benim için hergün 10′da başlıyor.. ya da yaşam çoktan başlamış oluyor da çok ısrar ettiği için ben de başlamak zorunda kalıyorum.. yani istemeye istemeye her sabah 10′da başlıyorum.. işte bugün, pazarları ağırdan başlamaya alışmış yaşamı 10′da başlattım “bak, nasıl oluyormuş?” dedim.. pek sesini çıkarmadı hatta yaşamın diğer parçalarını çoktan başlatmış diğer kişilerle karşılaşınca sokakta biraz sakinledi bile.. ben işimi hallederken o dışarıda bekleyip, hep o filmlerden özendiği poza bürünüp suratsız bir şekilde sigarasını tüttürdü..

bazen yaşamın bile hayal gücüne ihtiyacı oluyor; çünkü gerçeklik herkes ve her şey için ağır.. gerçeklik ağır siklet olsa zaten kimse yenemez ama gerçekliği bile yenen bazı ağır kimyalılar var.. onlar başka zaten; bu dünyadan değil.. zaten onları sokakta görsek reality check bir iki bir iki, demek zorunda kalırız, çünkü onlar gerçekten de gerçeklikten bile ağırlar.. ama yaşamdan büyük değiller.. zaten hangi aklıevvel yaşamdan büyük olmaya kalksa ağzının payını hemen alıveriyor.. neyse işte bugün yaşam, böyle başladı ve bu saate kadar da pek sıkıldı.. şu yaşama bir eğlence!

sonunda hava biraz soğudu.. hatta bir miktar sulu kar bile yağdı.. hafta sonu kar var, diyorlar; ama ben hâlâ -12 derecenin hayalini kuruyorum. eğer olursa 7-8 yıl önceki gibi şehrin ayazında sokakları arşınlıyor olacağım..

eğer olursa…

biraz idea of evil, biraz human instrumentality project, üzerine de cila olarak gundam ekleyince pek güzel geass evreni oluşmuş..

lelouch, hep ore diyor.. yaşı gereği boku demesini bekliyor insan.. ama yükümlülükleri gereği… o başka.. hem a gentle soul hem the chick magnet.. güzel şeyler bazen ağır geliyor.

rüyamda yeni yıla tek başıma yabancı bir odada ağlayarak giriyordum.. rüyanın hepsi bu değil, ama önemli bir kısmı..

başka şeyler de söyleyecektim ama beynim, yerinde değil.. özetle: senin gerçekliğin, benim gerçekliğim değil.

ayrıca, buradan hareketle; “çikolatadan nefret eden insanlar, gerçekten mutlu insanlardır ya da gerçek anlamda çaresizliği hiç tatmamışlardır” tezimi görücüye çıkarmak istiyorum. tabiî bu, sadece ana fikir. geri kalan 80 sayfayı telepatik olarak dağıtmayı amaçlıyorum; belki de eylemlerimle açıklamalı olarak göstersem daha iyi… kararsızım.

son zamanlarda şöyle cümleler okuyorum:

Faydalarını saymakla bitiremeyeceğimiz zencefil hakkında Alman bir uzman şöyle der:
“Bir kızım olsaydı adını mutlaka zencefil koyardım.”

bazı şeylerin sevilmesinin bir nedeni varmış.. aleviler hakkında duyduğum tüm o şeyler; bütün etrafımı kaplamış olan kürt düşmanları; o cehalet kokan bayık, yavan milliyetçilik… sizin gibi düşünmeyenler de var.. neyse ki..

yıldızlar, yanıp sönmezler

02 Kasım 2009 Yazan* polip | Kategori* gaip vurdu, içimdeki cin, seyir

şu aralar windows 7, beni şaşırtıyor.. öyle ki bunu yapan microsoft olamaz, diyorum. kendini aşmak böyle bir şey belki de.. şimdilik herşey sakin..

dişçimi aramam gerek.. “polip, sen neredesin?!” diye azar yiyeceğim yine..

yoga yaptığımın ertesi günü bacaklarım ağrıyor.. yoga dediysem daha bir iki hareket.. en basitlerinden.. yoga deyip geçmeyin, ne bağdaş kurup ommmmlamak ne de piknik örtüsünü yayıp serilmek. nefes, zihin ve kaslar..

spor salonuna ara verdikten sonra yerini dolduracak güzel bir uğraş.. tek sorun sabahları yataktan kalkıp bu hareketleri yapacak enerjiyi bulamamak.. motivasyon ve enerji düzeyim hava karardıktan sonra tavan yaptığı için olsa gerek, gece yatmadan önce yapmam gereken sürüyle görev-liste-şey edinmiş durumdayım..

kendimi yoruyor muyum, diye düşündüm geçenlerde.. sürekli bir şeyleri bitirmek, sonlandırmak için koşturuyorum, her şeyin listesini tutuyorum.. ve o listeler bitmek ne kelime, sürekli artıyor! hâlbuki dışarıdan evden işe, işten eve gitmek dışında bir bok yapmayan bir kız kurusu gibi görünüyorum.. aslında yaşımı bilmeyenler için kız kurusu bile değilim.. küçüğüm daha. büyümem gerek; büyüyüp bütün dokulara yayılmam …

eğer canı yanarsa ben hissediyorum

09 Ekim 2009 Yazan* polip | Kategori* içimdeki cin, seyir, yeniden

yeniden dizi izlemeye başladım. iletişim hâlâ yararsız. onların kafasına girmeyi çok isterdim. onların dünyası farklı. her şeyi doğru yapıp bu kadar kötü hissetmek ancak bir ne olabilir?? mesela intihar etmekle intihara teşebbüs etmek arasındaki farkı bilmemek gibi.. dünya, aptal ve boş insanların eğlence parkı; etekleri ve korku tünelleri var.

ceviz sezonu geçmek üzere.

insanlar kafayı yemişler. bu bir.

sonra 6 saat uyuyup, 12 saat çalışmak, çalışmaktan başı dönmek, taleplere yetişememek, en sonunda eve gitmek, yeşim taşlarını ısıtıp ağrıyan ayakları şımartmak…

digiturk plus, bana dizi izlemeyi yeniden sevdiren şey.. durdur, başlat; kaydet, izle. artık TIVo‘ya özenmiyorum. bu da iki.



Opera

ey gezgin!

geldin, baktın; bir başlık ilgini çekti.. hemen, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluverdin! değerli fikirlerini saçmadan önce şunu bir oku istersen..

adalar


pek güzeller


sanki


inan, neden bilmiyorum

ücretsiz tarot servisi [at, eşek, domuz] cimeyıl nokta hede

ya da

evet, ben de tuulia'nın polip'ini msn'den taciz etmek istiyorum! diyorsanız eğer; adresim şudur: hani.li [at, eşek, domuz] tropik yaz.


..