bekliyorum, bekliyorum ve bekliyorum. ne yapmam gerektiğini hatırlayamıyorum. belki de biliyorum ama görmezden geliyorum. ya da sadece yapamıyorum.

az önce muffinleri fırına koydum. ama henüz pişmediler. hamurunu kendim hazırladım çünkü hazırını bulamadım.

muffinler pişti. aşçı “güzel olmuş.” dedi. browni‘yi attım fırına. birazdan o da pişecek. sonra da eve gideceğim. belim çok ağrıyor. eve gidip uyuyacağım. yemek yerim tabii önce; karnım acıkır benim. bütün gün yiyorum, midem hep aç, hep aç.