polip büyüyor..

Arsiv Kasım, 2008


kırmızıda geçen bir toplum düşmanı

19 Kasım 2008 Yazan* polip | Kategori* gaip vurdu, içimdeki cin, seyir

demek istiyorum ki eğer olur da size ait bir şeyi istemsiz olarak, fark etmeden almışsam ve buraya koymuşsam inanın ki bunu evrensel bilince ve insan hafızasının güvenilmezliğine bağlamak istiyorum.. saçma bir cümle oldu, değil mi? bazen kelimelere sahip olamıyorum, kaçıp gidiyorlar aklımdan.. o yüzden, günlerdir düşünüyorum.. bazen bir şey yazdığımda bana çok tanıdık geliyor, eğer onu daha önce okumuşsam ya da duymuşsam onu bilinçaltıma alıp sadece özünü hatırlayarak gerisini yani kimliğini unutuyor olmam mümkün.. bunu her şeye yapıyorum; her şeyin özünü alıp genel hatlarını es geçiyorum.. dün tanıştığım insanı tanımıyorum, ismini hatırlamıyorum..

melankoli, diyorlar buna.. yetti artık, diyorlar.. telefonları, bankaları ve gösterişi sevmiyorum. her şeyin özüne inmeye çalışmak tehlikeli, bazıları çok karanlık, bazıları çok çirkin.. 24 ekimde başlayan anime ve manga maceram devam etmekte.. bakalım hangi diyarlara çıkacağız..

salyangozlar için aşk, acıdır

14 Kasım 2008 Yazan* polip | Kategori* gaip vurdu, içimdeki cin, seyir

hayatının bir döneminde en çok istediğin iki şey arasında seçim yapmak zorunda kalacaksın. bu iki şeyin çarpışması, birbirlerini ve bunun sonucu olarak da seni yok edebilecek kadar şiddetli olacak. ikisini birden elinde tutmaya çalışırken harcadığın zamanda belki bunun imkânsızlığını fark edecek, belki de çok değerli olan başka şeyleri feda etmek zorunda kalacaksın. feda, kurban, yitiriş.. hepsi aynı. önündeki yolu aydınlatacak şey, arzu. istediğine ulaşmanı sağlayacak şey, irade. azmini yitirmene engel olacak şey de kendine olan güvenin olacak..

oysa ki bu hayatta bir insanın kendini kaybetmesi ve şüpheye düşmesi o kadar kolay ki.. ne kadar güçlü olursak olalım hepimiz, yalnızız. bu çiftleşme ihtiyacı, -kelimenin hangi anlamı ilginizi çekerse- bizi garip, anlaşılmaz şeyler yapmaya itiyor. bir çiftlik hayali kurup duruyoruz sürekli, elde ettiğimizdeyse çiftliğimize bir şey olacak diye ödümüz kopuyor.

ben olmuşum anime; çiftlik beni n’apsın? demek istiyorum izninizle. söylemek istediğim çok şey var. ama anlamayacağınızı bildiğimden susuyorum. neden? çünkü okuduğum manganın yeni bölümünün çıkmasına en az iki hafta var ve delirmek üzereyim. grifisu! şu japonlar ve dillerinin bir türlü dönmediği yabancı kelimeler. seviyorum.

*

inanılmaz kopuk bir araya girme denemesi: ilk paragrafa bağlı olarak diyecektim ki kimin söylediği konusunda bir anlaşmaya varılamayan sevilen sözlerden biri vardır hani: cehennemin yolları iyi niyet taşlarıyla döşenmiştir. hede hödö.. berserk, bunun hikâyeleşmiş örneklerinin en iyisi belki de.. iyi niyet, iyi bir şey değildir. iyi niyet kadar korktuğum başka bir şey yok hatta.. derhal törpülenesi.

gereksiz not: bu yazının bir kısmı günler önce son kısmı ise şimdi yazılmış bu yüzden ne kadar saçma ve kopuk olduğu anlaşılıyorsa şöyledir böyledir. “çok mutsuzum. çok gülüyorum.*”

* kim? kim? kim? kim? kim ki? acaba?



Opera

ey gezgin!

geldin, baktın; bir başlık ilgini çekti.. hemen, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluverdin! değerli fikirlerini saçmadan önce şunu bir oku istersen..

adalar


pek güzeller


sanki


etten kemikten…

rocassid [at, eşek, domuz] cimeyıl nokta hede

ya da

evet, ben de tuulia'nın polip'ini msn'den taciz etmek istiyorum! diyorsanız eğer; adresim şudur: hani.li [at, eşek, domuz] tropik yaz.


..