polip büyüyor..
örgü örüp, yemekteyiz izliyorum. nasıl mı hissediyorum? harika! evet, bir şeyler kesinlikle ters gidiyor olmalı.
insanların cehaletlerini pişkinlikle savuşturmalarının abukluğu ya da beğeni ölçütlerinin sadece kendi sınırlı deneyimlerine dayanması, tüm yeteneksizliklerine karşın kendilerini bu kadar beğenebilmeleri, işi bilen biriyle karşılaştıklarındaysa ona yaratık gibi davranmaları.. hani vardı ya o film; alien, ondan işte.
uykuya dalmadan önce düşünüyorum: v gundam‘ın fuala‘sı gibi beni de uzayda sürgüne yollasalar.. 3 günlük oksijenin var, deseler.. uzay giysisi ve 3 günlük oksijen sağlayıcımla uzayda oradan oraya sürüklenirken birileri tarafından bulunma ihtimalimi sorguluyorum. sonra uyuyorum. cevap uykumda geliyor: belgesel izliyorum, nasyonal coğrafik‘in ay boyunca uzay serilerinden birini yakalamışım sanırım; adamın biri anlatıyor. “uzayda başı boş gezen bir şahsın herhangi bir yerleşim yerine ya da uzay gemisine rastlayıp kurtarılma ihtimali bilmem kaç milyonda/milyarda birdir.”
fuala‘nın geri döneceğinden o kadar eminim ki rüyada gelen bu ilhamı hiç takmıyorum. rüyanın diğer kısmına ilerliyorum. bu sefer elimde bir bardak; birbirinden sarı ve turuncu içeceklerden içip duruyorum. elimdeki bardak özel; içine konan içeceğin ismi üzerinde beliriyor hemen.. sarı-turuncu içeceğimin adı o kadar uzun ve sofistike ki.. üstelik ingilizce, ne de olsa bizimkiler böyle bir şey icat edemezler, ithaldir bu kesin. rüyada bile bu kadar mantık niye?
dün akşam yine canım çok pis berserk çekti.. böyle berserk berserk dolanırken meydanlarda, bir hayran tarafından yapılmış parodi serisine rastladım. berserk kadar insanın yüreğine güm diye inen, içine eden, ruhunu karartan ve bir o kadar da gözlerinden yıldızlar çıkartan, o derece ağır ve derin bir anime/manga ile nasıl olur da taşak geçilebilir ve nasıl komik olabilir ki bu, diye düşündüm ve merakla doldum.
gerçekten komikti. tabii ki anime ve manganın tamamına hakim olmak gerekiyor sanırım pek çok şeye gülebilmek için ve bir de rahat bir insan olmak.. yoksa “harika bir animeye tecavüz ediyorsun. bu yaptığına hemen bir son ver!” diyen acayip insanlar da mevcut. yani sonuç olarak ne diyoruz? yakın zamanda berserk‘i yine baştan sona izleyip ağzıma sıçmam gerek. salağım.
o kadar çok anime izliyorum ki uzun yazıları okumakta zorlanıyorum.. çok sevdiğim çünlüklere girip girip şöyle bir bakıyorum, sonra da çıkıyorum. şimdiden özür dilerim. sonrası için planım yok.. ama fark ettim ki anime listemi tamamladığımda çok ama çok yalnız hissedeceğim.
herkes yaşıyor, herkes ilerliyor. dünya, görüş alanımdan çoktan çıktı.