polip büyüyor..

Arsiv ‘yeniden’


çünkü o, kurt olmak istiyordu

26 Ağustos 2010 Yazan* polip | Kategori* iç kıpırtısı, seyir, yeniden

tam da bu başlığa uygun engin bir çerçeve içerisindeyim.. penceremden ufka doğru bir huzur.. seyir ve düşler denizinde bir yolculuk.. mavi değil.. siyah da değil.. cam gibi belki de; iç gösterir.. sende de aynı duygular var belki de.. konuşmuyoruz ama konuşuyoruz.. artık iki elim de ağrıyor.. işsizim -yine- param bitmek üzere -yine- ve her şey harika.. çünkü sadece istediğimiz hayatı yaşayabiliriz..

kendimi daha iyi hissedeceğimi sanıyorum ama kendimi daha iyi hissetmeyeceğim.. kendimi iyi hissetmek adına yaptığım her şey, birer yanılsama olacak.. daha kötüsü gelecek; dişlerimi fırçalamadan, kapıyı kilitlemeden yatacağım.. hırsızlara eğlence olacağım; anama eziyet.. sonra iki yüzlü dilberler gelecek; dişlerini gösterip canım, diyecekler.. off! bi’ gidin!

sonunda hava biraz soğudu.. hatta bir miktar sulu kar bile yağdı.. hafta sonu kar var, diyorlar; ama ben hâlâ -12 derecenin hayalini kuruyorum. eğer olursa 7-8 yıl önceki gibi şehrin ayazında sokakları arşınlıyor olacağım..

eğer olursa…

eğer canı yanarsa ben hissediyorum

09 Ekim 2009 Yazan* polip | Kategori* içimdeki cin, seyir, yeniden

yeniden dizi izlemeye başladım. iletişim hâlâ yararsız. onların kafasına girmeyi çok isterdim. onların dünyası farklı. her şeyi doğru yapıp bu kadar kötü hissetmek ancak bir ne olabilir?? mesela intihar etmekle intihara teşebbüs etmek arasındaki farkı bilmemek gibi.. dünya, aptal ve boş insanların eğlence parkı; etekleri ve korku tünelleri var.

ceviz sezonu geçmek üzere.

insanlar kafayı yemişler. bu bir.

sonra 6 saat uyuyup, 12 saat çalışmak, çalışmaktan başı dönmek, taleplere yetişememek, en sonunda eve gitmek, yeşim taşlarını ısıtıp ağrıyan ayakları şımartmak…

digiturk plus, bana dizi izlemeyi yeniden sevdiren şey.. durdur, başlat; kaydet, izle. artık TIVo‘ya özenmiyorum. bu da iki.

yaptıkları şey, galaktik yamyamlık

05 Ağustos 2009 Yazan* polip | Kategori* iç kıpırtısı, seyir, yeniden

işte iş dışında herşeyi düşün.. işten sonra spor salonunda sürekli yaptığın hareketler dışında herşeyi düşün.. eve gel, soğuk duşta temizlenmek dışında herşeyi düşün.. sözleşildiği üzere, karnını doyurur doyurmaz, söz edilen mekâna git.. bir yandan konuşmalara katılıp bir yandan dinlerken bunlar dışında herşeyi düşün.. maksat insan içine çıkmak..

işte, getirmişler cevizi, yeşil yeşil.. belli yani olmamış işte! yok ben bunu kırarım yerim, havası ısrarla.. işte süt süt beyaz beyaz.. olmamış kardeşim! süt fındık iyidir hoştur ama cevizin olmuşu makbul. hem ceviz sezonu açılınca haber vereceğim ben; of, hâlâ çerezin sürpriz yapacağı a’nı bekliyorum..

gölgeler asla güneye bakmaz

01 Ağustos 2009 Yazan* polip | Kategori* içimdeki cin, yeniden

yazmadığımı sanıyorsunuz ama aslında bol bol yazıyorum. sadece başka bir yerde. bunu da belki nispet belki kerizlik belki de hiçlik olsun diye yazıyorum. aslında yazmak değil de okumak şu günlerde beni cezbeden..

hani oluruna bırakacaktım? hâlâ didik didik didikliyorum.. hiç akıllanmamışım.. seneler sonra bile hiç değişmemişim.. etrafımda kendimden daha iyi gördüklerim ve kendimden daha kötü gördüklerim.. hepsinin gerçekliği kendine; belki daha iyiler belki daha kötüler.. benim sorumsa: onlar yapıyor da ben neden yapamıyorum? dediğim gibi, hâlâ aşama geçmekle ilgili ciddi sorunlarım var.. iletişim, gerçek değil.

geç bunları… ya da bir düşünürün dediği gibi: “bırahh yaau!”

garip bir ışık semada parlayıveriyor

30 Haziran 2009 Yazan* polip | Kategori* iç kıpırtısı, seyir, yeniden

uzun süre ölümü düşündüm.. şimdiyse pencereler hep açık. gece deniz kuşlarıyla yatıyorum; eskisi gibi gülüyorlar, ağlıyorlar ve alay ediyorlar.. sabahsa serçelerin neşeli cikcikleri ve kırlangıçların oyunbaz çığlıklarıyla uyanıyorum.. odama gün ışığı giriyor.. sonra kedi gelip yatak başımda keyif yapıyor.. yalnız olmadığımı hayal ediyorum.. her yer sessiz.

ık mık

yalnızlık, korkular, sıkıntı.. depresif hâller ve diğerleri.. bunlar ağır bastıkça dikkat azalır; hatalar artar; tehlikeli işlere kalkışılır.. artık bilgisayarı kapatıp bakışımı başka bir yere yöneltmek istiyorum. tüketmek, doymak değildir. gezip dursan da otursan da âşık değilsin.. orkestra da böyle söyledi. sorular.. sorular.. şükretmeler.. yermeler.. üflemeli ve yaylı sazlar.. sonra bir de o yazıdaki sazlar var.. köpüklü sazlar..

of, bilsem ki herşey yolunda gidecek… bugün düşündüm de aslında bütün o davranışları, kaprisleri, onu yeterince sevmediğimi düşündüğündenmiş.. savunma makinaları, 10.500 beygir gücünde.. evet, düşündüm de onu hiç anlamaya çalışmamışım, dinlememişim.. bu değişmeyecek. birilerinin kalbi kırılacak..

narsist



Opera

ey gezgin!

geldin, baktın; bir başlık ilgini çekti.. hemen, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluverdin! değerli fikirlerini saçmadan önce şunu bir oku istersen..

adalar


pek güzeller


sanki


etten kemikten…

rocassid [at, eşek, domuz] cimeyıl nokta hede

ya da

evet, ben de tuulia'nın polip'ini msn'den taciz etmek istiyorum! diyorsanız eğer; adresim şudur: hani.li [at, eşek, domuz] tropik yaz.


..