polip büyüyor..

Arsiv ‘sol elim’


curfew

What else could we do, for the doors were guarded,
What else could we do, for they had imprisoned us,
What else could we do, for the streets were forbidden us,
What else could we do, for the town was asleep?
What else could we do, for she hungered and thirsted,
What else could we do, for we were defenceless,
What else could we do, for night had descended,
What else could we do, for we were in love?

paul eluard

kendimi daha iyi hissedeceğimi sanıyorum ama kendimi daha iyi hissetmeyeceğim.. kendimi iyi hissetmek adına yaptığım her şey, birer yanılsama olacak.. daha kötüsü gelecek; dişlerimi fırçalamadan, kapıyı kilitlemeden yatacağım.. hırsızlara eğlence olacağım; anama eziyet.. sonra iki yüzlü dilberler gelecek; dişlerini gösterip canım, diyecekler.. off! bi’ gidin!

hâlâ eski postalarda dolanıyorum.. bu sefer de kriss‘in bir sözüne rastladım.. evet, eğer sıkıcı olmayan bir adam varsa onu sevebilirim, diye düşünüyor insan.. ama sıkıcı olmayan, çok iyi anlaştığım erkek cinsinden arkadaşlarım var; onları seviyorum da.. ama romantik kıvılcımlar oluşmuyor içimde bir yerlerde; yüreğim erimiyor; gözlerim seğirmiyor..

yani? çözümsüz; belki de yanlış şeyleri arıyoruzdur ya da sevgili adam, sıkıcı adamdır gerçekten.. bilemiyorum.. ailemin kadınları üzerindeki laneti canlı tutmak; bu kadar burnu havada olmak; hiçkimseleri beğenmemek.. evet, yalnız büyüyecek, yalnız yaşlanacaksın polip. kendime bunu söylüyorum.. okuyacak çok kitap, manga, yazı; izleyecek çok dizi, anime, belgesel var.. ve de oynanacak oyunlar.. hayat böyle de geçiyor.

not: bu eski e-postaların hortlama nedeni, sözü geçen yazışmaların yapıldığı e-posta adresimi kapatmaya karar verip bütün güzel yazışmaları yeni adresime taşımamdan başkası değil.. yani artık eylül yok. rocassid var. ne değişti? hiçbir şey..

bir saatte 2cm incelebilirsiniz

24 Mart 2010 Yazan* polip | Kategori* gaip vurdu, içimdeki cin, sol elim

okumuyorum yazmıyorum.. dinlemiyorum konuşmuyorum.. izlemiyorum anlatmıyorum.. görmüyorum duymuyorum.. istemiyorum almıyorum.. beğenmiyorum bakmıyorum.. büyüyemiyorum.

son zamanlarda şöyle cümleler okuyorum:

Faydalarını saymakla bitiremeyeceğimiz zencefil hakkında Alman bir uzman şöyle der:
“Bir kızım olsaydı adını mutlaka zencefil koyardım.”

bazı şeylerin sevilmesinin bir nedeni varmış.. aleviler hakkında duyduğum tüm o şeyler; bütün etrafımı kaplamış olan kürt düşmanları; o cehalet kokan bayık, yavan milliyetçilik… sizin gibi düşünmeyenler de var.. neyse ki..

herkes yılın bu zamanında özel yemekler yer

24 Eylül 2009 Yazan* polip | Kategori* sol elim

birisi sürekli çenemi yumrukluyor, dişlerimi kırıyor.. kan kusuyorum. bitiyor, sonra yeniden başlıyor. her şey bittikten sonra wikipedia’dan araştırdım. aslında olmasa da olurmuş.. ikinciyi es geçebilirim.

bir de şunu düşünüyorum: ben nasıl besleneceğim ey hu? hu

eğer sims oynayarak amerikan ordusunu desteklediğimi bilseydim oynamayı bırakır mıydım?

ha ha hayır. hayat, böyle bir şey.

bugün, özellikle bugün, konuşacak birine ihtiyaç duydum. gözlerimi diktim ve kendime cevaplar verdim. ama eğer cevaplar bende değilse nasıl olur da kendime sorular sorarım? sol elim, hep sızlıyor.

fark ettim ki yazmak çok gereksiz bir şeymiş.. öyle yazmak değil de böyle yazmak.. bunu az önce durup dururken fark ettim.. düşündüm ki düşüncelerimin çeyreğini bile yazmamışım.. yani eğer gerçekten düşündüklerimi yazmıyorsam niye yazıyorum? ne yazıyorum? belki de gerçekten bir halt düşündüğüm yok.. o kadar boşum.. evet, boşum.



Opera

ey gezgin!

geldin, baktın; bir başlık ilgini çekti.. hemen, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluverdin! değerli fikirlerini saçmadan önce şunu bir oku istersen..

adalar


pek güzeller


sanki


etten kemikten…

rocassid [at, eşek, domuz] cimeyıl nokta hede

ya da

evet, ben de tuulia'nın polip'ini msn'den taciz etmek istiyorum! diyorsanız eğer; adresim şudur: hani.li [at, eşek, domuz] tropik yaz.


..