polip büyüyor..

Arsiv ‘sol elim’


yaşamak için başka şansım yoktu

12 Ekim 2008 Yazan* polip | Kategori* içimdeki cin, seyir, sol elim

mamma mia, bir balon. eğer abba dinlemek istiyorsak bunu evimizde çok daha kaliteli bir şekilde yapabiliriz.. hakkında yazan şeylere inanmayın. insanlar, balonları seviyorlar. bir balonu patlatmak eğlencelidir. içindeki havayı kaybederek yavaş yavaş pörsümesini izlemekse can sıkıcıdır.

şunu izledim. şimdi de bunu izleyeceğim. sonra da falan filan..

kalp kırıklığı acı verir

01 Ekim 2008 Yazan* polip | Kategori* seyir, sol elim, yeniden

hadi baştan sayalım: oğlak, boğa, koç, yay, ikizler.. benim canım akrep çeker.. balığın şöyle bir tadına bakarım.. gerisini çöpe sallarım.. gezegen nihilistleri iş başında! ben bunlara katılmak istiyorum. bir gezegen nihilisti olarak ilk işim, gezegenin aslında var olmadığına dair türlü türlü kuram üretmeye ant içmiş yoldaşlarıma yardım etmek olacaktır tabii ki.

ben eskiden böyle değildim. artık insanları bayramlarda ellerini, yanaklarını öpmekten ya da tam bir sene sonra onları görmekten dolayı ne kadar mutlu olduğuma inandırabiliyorum ve hatta ben de buna inanıyorum. acaba gezegen nihilistleri bunu bilse beni işe alırlar mı?

ilk örnekler şaşırtıcı bir keşfe yol açtı

24 Eylül 2008 Yazan* polip | Kategori* seyir, sol elim

aynı gün içinde iki kişinin “özledim seni” demesi.. beklediğin olumsuz cevapları alman.. sonra havanın kapasa mı açsa mı bilememesi.. ya da bir şey yapacaktım ama neydi? hissiyle bütün günü yapman gereken işi yapmadığın dahası o işin ne olduğunu hatırlayamadığın için boş geçirmen.. o iş aslında hayatın. yani boş geçen de bu hayat. yapman gereken şeyi bilemiyor olman da çok acı..

kendine acımak da bir tavır.. ya da hayır yeni bir ben ve her şey güzel olacak, demek.. değişen bir şey yok.

aylardır görüp görüp gülüyorum. uzun uzun anlatamayacağım.. böyle bir şeyler:

ilgili yazı

üranüs niteliksiz bir gezegen

15 Temmuz 2008 Yazan* polip | Kategori* başlangıçlar, içimdeki cin, sol elim

gezmelere doyamayayım.. para harcamadan oralardan oralara gidişim onun bunun hışmıyla haset sofralarına meze olmasın, oralarımda buralarımda patlamasın, he mi? çünkü ben masumum! hep onlar yaptırıyor bana bu şeyleri.. etrafım kendilerini eğlendirmemi bekleyen çiftlerle dolu.. ömrüm boyunca bu ana-baba travmasını yaşayacağım sanırım.. artık büyümeli ve ideal ana-babayı aramayı bırakmalı, polip! kendi çiftini oluşturmalı.. ilahî güçler söyletmiş olabilir; benim için, telefonda, “evlilik yolunda” demiş..

çok oturmaktan sol ayağımın damarları çekiliyor; çok içip çok oturunca da oluyor.. bunları bırakalım da eğer entertainer diye bir meslek varsa serbest olarak çiftlere eğlence arkadaşı olunur mesleğini icra etmek istiyorum.. bir nevi kişiye özel modern zaman soytarısı..

ritim. küçük lükslerle hayatı renklendirmeye çalışmak.. kafanı kaldırıp gökyüzüne hiç bakmamak.. bu sıcakta yemek yemeyi sürdürebilmek için ne olmak gerek? şunu izliyorum.. uzun zamandır bekletiyordum.. sabahları iyiyim, akşam olunca fenalaşıyorum.. yaptığım bütün planları iptal edip, görüşeceğim bütün insanları ekiyorum.. komşunun sürekli gıcırdayan, uluyan kapısını dan! diye kapatmasına ve bundan şu kadarcık bile rahatsızlık duymamasına anlam veremiyorum.. akşam olunca bilgisayarıma indirdiğim onlarca dizi, film ve belgeselden hangisini izleyeyim, diye düşünmeye başlıyorum.. bunlardan birinde kendimle özdeşleştirebileceğim acınası bir gerçekle yüzleştiğimde mutfağa gidip bulaşıkları sinirli sinirli takırdatıyorum.

sevdiğine dokunamadıktan sonra kendi kendine bunu yapmışsın ne yazar?

hatunla aramızda bir yaş var bana “sen daha küçüksün.” diyor.. şu insanlar beni çok eğlendiriyorlar.. paylaşamadıkları bir şeyler var ama.. neyse, yaşıyla övünen insanları anlamakta zorluk çekiyorum.. herhâlde hâlâ ergen olduğuma ve kimseden üstün olmadığıma inandığım için.. bu arada sol elimle yazdığım ‘k’ler kelebeğe benziyor.. güzel buluyorum bunu salak salak.. aslında daha çok bir teslim oluş, çünkü sol elim kendince bir yazma stili benimsemiş durumda.. sağ elim, daha oynak, daha vurdumduymaz, adam sendeci.. sol elimse, kesinlikle daha düzenli, mükemmeliyetçi ve yaratıcı..

genç makaklar rahatsız ama bazı makaklar var ki her daim rahatsız.. allah rahatlık versin, ne diyeyim? senede bir görüşelim.

biraz garibim bugün.. birkaç gündür.. içimde bir boşluk var.. aslında hep vardı.. çok bildik, tanıdık, boş, saçma bir şey.. arada bir molekül dansı yapıyor sonra yine boşluğa düşüyorum.. ama gelişme var. eskiden bu boşluk, kasvetli ve kapkaranlıktı; hiçlik gibi bir şeydi.. şimdilerde bakıyorum da daha şımarık, böyle mahmur gözlerle esneyen, aydınlık bir boşluk bu. böyle ne yesek, ne içsek, kime yavşasak kıvamında lakayıt bir şey..

(bu arada kaşarlı tostun yanında domates, biber çok iyi gidiyormuş.) ah, benim şu yüreksizliğim. herkes gibi benim de biraz fenalaşmaya ihtiyacım var.. ama n’olur anılarım bana kalsın, objektiflere değil..

sahra çölünde bir yol; “iyi yıllar verir, kötü yıllar alır”. kelebek yaptım, omuz dedim, bel-göbek dedim, dambulları alna indirdim.. bundan sonraki hedefim, bütün kas gruplarının adını öğrenip “aha ben de hede hödömü çalıştırıyorum” diye hava atmak. gerçi karşıdan “ooo, hede hödö demek? aferin, onunla birlikte bıdı gıdıyı da çalıştırırsan süper olur.” diye bir cevap gelmedikçe bunun hiçbir anlamı yok..

o kadar yorgunum ki bu yazıyı yazmakta herhangi bir amaç göremiyorum.

çizburgerin karbon ayak izi

20 Nisan 2008 Yazan* polip | Kategori* başlangıçlar, seyir, sol elim

2 milyon metrik karbondioksit, sadece amerika’da üretilen çizburgerin sonucu. grönland’ın buzulları.. lost’un kutup ayıları.. mercanlara ağıt.. köpek balığı yüzgeci çorbası.. gezegenin bağırsaklarını bozduk. fazla zamanımız yok. bilimsel gerçekler, kendimizi silkip uyanmayı başarabileceğimizi söylüyor.

“What you see does not exist. What you cannot see is truth.” üçüncü anne, gözyaşlarını seviyor; onları yalıyor. biz de öyle.. ve her şeye rağmen ekimde mamma mia!



Opera

adalar


pek güzeller


sanki


inan, neden bilmiyorum

ücretsiz tarot servisi [at, eşek, domuz] cimeyıl nokta hede

evet, sanki hede hödö ama zaten kimse vıdı bıdı..


..