polip büyüyor..

Arsiv ‘içimdeki cin’


içine hayalet kaçmış cd player, çalmayı kesti.. ona neden sustun? diye sormak aklıma gelmedi; kafasına göre çalmaya başladığında neden çalıyorsun? demediğim gibi.. bence insan ruhundan anlıyor.. mutfak keyfinden de!

eğer metroda hiç tanımadığınız biri, yanınıza oturup parti yapmak isteyip istemediğinizi sorarsa bilin ki bunun nedeni, parti yapmak ister bir hâliniz olması değildir..

eğer biri çıkıp “şubat ayı, aşk ayıdır.” dese ona “hey, dostum, yanılıyorsun!” demem.. uçağım düşsün istiyorum.

yaşam bu sabah saat 10′da başladı.. aslında yaşamın pazar sabahı 10′da başlaması biraz garip gibi ama aslında yaşam, benim için hergün 10′da başlıyor.. ya da yaşam çoktan başlamış oluyor da çok ısrar ettiği için ben de başlamak zorunda kalıyorum.. yani istemeye istemeye her sabah 10′da başlıyorum.. işte bugün, pazarları ağırdan başlamaya alışmış yaşamı 10′da başlattım “bak, nasıl oluyormuş?” dedim.. pek sesini çıkarmadı hatta yaşamın diğer parçalarını çoktan başlatmış diğer kişilerle karşılaşınca sokakta biraz sakinledi bile.. ben işimi hallederken o dışarıda bekleyip, hep o filmlerden özendiği poza bürünüp suratsız bir şekilde sigarasını tüttürdü..

bazen yaşamın bile hayal gücüne ihtiyacı oluyor; çünkü gerçeklik herkes ve her şey için ağır.. gerçeklik ağır siklet olsa zaten kimse yenemez ama gerçekliği bile yenen bazı ağır kimyalılar var.. onlar başka zaten; bu dünyadan değil.. zaten onları sokakta görsek reality check bir iki bir iki, demek zorunda kalırız, çünkü onlar gerçekten de gerçeklikten bile ağırlar.. ama yaşamdan büyük değiller.. zaten hangi aklıevvel yaşamdan büyük olmaya kalksa ağzının payını hemen alıveriyor.. neyse işte bugün yaşam, böyle başladı ve bu saate kadar da pek sıkıldı.. şu yaşama bir eğlence!

bazı şeylerin sevilmesinin bir nedeni varmış.. aleviler hakkında duyduğum tüm o şeyler; bütün etrafımı kaplamış olan kürt düşmanları; o cehalet kokan bayık, yavan milliyetçilik… sizin gibi düşünmeyenler de var.. neyse ki..

yıldızlar, yanıp sönmezler

02 Kasım 2009 Yazan* polip | Kategori* gaip vurdu, içimdeki cin, seyir

şu aralar windows 7, beni şaşırtıyor.. öyle ki bunu yapan microsoft olamaz, diyorum. kendini aşmak böyle bir şey belki de.. şimdilik herşey sakin..

dişçimi aramam gerek.. “polip, sen neredesin?!” diye azar yiyeceğim yine..

eğer canı yanarsa ben hissediyorum

09 Ekim 2009 Yazan* polip | Kategori* içimdeki cin, seyir, yeniden

yeniden dizi izlemeye başladım. iletişim hâlâ yararsız. onların kafasına girmeyi çok isterdim. onların dünyası farklı. her şeyi doğru yapıp bu kadar kötü hissetmek ancak bir ne olabilir?? mesela intihar etmekle intihara teşebbüs etmek arasındaki farkı bilmemek gibi.. dünya, aptal ve boş insanların eğlence parkı; etekleri ve korku tünelleri var.

ceviz sezonu geçmek üzere.

insanlar kafayı yemişler. bu bir.

sonra 6 saat uyuyup, 12 saat çalışmak, çalışmaktan başı dönmek, taleplere yetişememek, en sonunda eve gitmek, yeşim taşlarını ısıtıp ağrıyan ayakları şımartmak…

digiturk plus, bana dizi izlemeyi yeniden sevdiren şey.. durdur, başlat; kaydet, izle. artık TIVo‘ya özenmiyorum. bu da iki.

bizim, uzayda kuzenlerimiz var

10 Eylül 2009 Yazan* polip | Kategori* iç kıpırtısı, içimdeki cin, seyir

beyaz arabalar ve diğer beyaz şeylerle ilgili uzuuuuun bir yazı yazmak istiyorum. kısmetse seneye, kışa, yaza ve bir ömre…

bugün, özellikle bugün, konuşacak birine ihtiyaç duydum. gözlerimi diktim ve kendime cevaplar verdim. ama eğer cevaplar bende değilse nasıl olur da kendime sorular sorarım? sol elim, hep sızlıyor.

gölgeler asla güneye bakmaz

01 Ağustos 2009 Yazan* polip | Kategori* içimdeki cin, yeniden

yazmadığımı sanıyorsunuz ama aslında bol bol yazıyorum. sadece başka bir yerde. bunu da belki nispet belki kerizlik belki de hiçlik olsun diye yazıyorum. aslında yazmak değil de okumak şu günlerde beni cezbeden..

gündüz çalışmak, akşam spora gitmek, gece de ceviz kırmak.. aslında fındık kırmakla ceviz kırmak arasında kalmak.. hem sonra fınfık diye bir şey çıkmış.. bunu kırmak en leziziymiş.. tdk daha tanımamış; ama onlar neyi tanıyor ki? bir de fındık faresi, fındık biti ve diğer çeşitli fındık haşereleri var.. fınfıkta hiç böyle şeyler yokmuş.. fındık kırmakla fındıkkıran olmak ayrı şeylermiş.. yine de bence en iyi hindistan cevizleri yuvarlanır..



Opera

ey gezgin!

geldin, baktın; bir başlık ilgini çekti.. hemen, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluverdin! değerli fikirlerini saçmadan önce şunu bir oku istersen..

adalar


pek güzeller


sanki


inan, neden bilmiyorum

ücretsiz tarot servisi [at, eşek, domuz] cimeyıl nokta hede

ya da

evet, ben de tuulia'nın polip'ini msn'den taciz etmek istiyorum! diyorsanız eğer; adresim şudur: hani.li [at, eşek, domuz] tropik yaz.


..