polip büyüyor..
çok mutusuzum.. üzgünüm.. ve ne yapacağımı bilmiyorum.. benim neden arkadaşlarım ziyarete gelmiyor? şu müşteriler gitseler güzel olur mu ki? burası çok sıcak. cam kenarına geçmek istiyorum. bu yüzden müşteriler gitse diyorum ha? nasıl olur? bence çok güzel olur.
bu iğrenç müzikleri de dinlemekten sıkıldım. insanların başına neler geliyor? insanlar birbirlerine neler yapıyorlar? bu dünya çok sıkıcı.. çok mutusuzum.. nereye gidiyorum ben? gitmek istiyorum. hayatım boyunca hep gitmek istedim. nereden olursa, nereye olursa..
bundan önceki gitmelerim hep makûldü. hep geri geldim ya da aslında hiçbir şey değişmedi.
artık makûl olmayan gitmeler istiyorum. toz olmak istiyorum; hava olmak, bir anda yok olmak istiyorum. neyse, müşteriler gitti. ama hâlâ çok sıcak.
***
günler ve günler geçmiş bu muhabbetin üzerinden; bense hâlâ buradayım, üstelik her şey kötüye gidiyor. sanırım iplerin kopmasını bekliyorum. yapacak bir şey yok gibi görünüyor, beklemekten başka.. üstelik karnım da açıktı ve sol elimle yazmak beni şu an çok geriyor. şu kitabı bitirmek istiyorum artık, çok az kaldı. her şey benden uzaklaşıyor sanki, yalanmış, düşmüş, kötü bir şakaymış gibi.
2 Yorum "boğaziçi’nin tabanında yürümek istiyorum" yazısı için
optimum
cam kenarı dediğin içerisi mi. dışarıyı gören güzel bir masa? müşteri varken oturmak ayıp olabilir tabi.
ama benim için sorun olmazdı. yani ben müşteri olsam ve öğleden sonra 3 gibi bir şeyler yemeye gelseydim çevremdeki masalar aşçılar, garsonlar, komiler’le dolup taşabilirdi.
dışarıyı gören güzel bir masa, evet :) o masa doluyken oturamıyordum tabii ama benim bölümüm genelde yiyişmeye gelen gençler dışında boş olurdu.. sadık müşterilerim vardı yani.. ama hiçbiriyle kanka olmadık *gevrek gevrek gülen yüz*
Yorum yapın