hayat, aslında bir bilgisayar oyunu. bunu hepimiz biliyoruz. sen de ben de o da bu da şu da… bir aşamadan diğerine geçmek ne kadar güzel, değil mi? ben, bilmem kaçıncı aşamadayım. oo senin daha yapacak çok işin var. bak, şu aşamada böyle olacak, onu değil de bunu yap, demek ne kadar harika hissettiriyor değil mi kendimizi? ben bir aşamada takılırsam, fazla uğraşmam o oyunu bırakırım. işte hayat da böyle bir şey dedik ya.. bırakmışım. hangi aşamada olduğumu hatırlamıyorum ama artık insanların bahsettikleri şeyler anlamsız gelmeye başlayınca gidecek yeni bir yer aramaya koyuluyorum. doğru, büyümek istemiyorum. neden isteyeyim ki?

doğru zamanda doğru yerde olup doğru insanlara doğru şeyleri söyleyen insanları takdir ediyorum. her sene bir diğerinden daha iyi geçiyor, değil mi? zaman yok. hepsi birer yanılgı. oyun bozuldu. hiçbir aşamayı geçemeden aşamalar arasında dolanıp duruyorum.

mazeretler uydurma, sorumluluk alamama, gerçekleri görememe… evet, evet, evet.. bir sonraki bölüm, lütfen!