polip büyüyor..

inanılmaz ve dayanılmaz bir sıcak var. oturduğum yerde ter içinde kalıyorum. bugün vitamin aldığım için daha iyiyim. sıcak yoruyor.

müşteriler nerede? menemenleri kim yiyecek? zeytinyağlı dolmayı kim yapacak? bu sıcak nasıl geçecek? böcekler ekmeklerin üzerinde yürüyor mu? nerede? neden yazamıyorum? ha? neden?

aya saygıları var..

3 bin dolar değerinde peynir

13 Şubat 2005 Yazan* polip | Kategori* gaip vurdu, iç kıpırtısı

zaman o kadar aldatıcı ki.. zaman geçiyor. zamanı oturarak geçirmek çok sıkıcı. dün gece garip rüyalar gördüm.

1) bir arkadaşımın evindeyim; üçüncü bir kişiyle birlikte yemek yiyoruz sanırım. sonra ben bir şekilde arkadaşıma sinirleniyorum ve evi terk etmek üzere sofradan kalkıyorum. ama bir türlü evi terk edemiyorum. sonra sanırım kavga büyüyor ve ben “çok yazık, artık onarılamaz.” gibilerinden düşünüyorum.

2) kardeşimle benim almak istediğim cep telefonunu inceliyoruz. telefon elimde ve en büyük uzaktan kumandanın iki katı büyüklükte. inanamıyorum telefon elimde büyüdükçe büyüyor. kardeşime dönüp “bu mu yani o harika telefon?” diye soruyorum. “çok iyi bir telefon.” gibilerinden cevap veriyor. sabrım taşıyor. telefon o kadar büyük ki neredeyse kolum kadar. “bu ne abi?” diyorum, “ben böyle bir şeyi asla kullanmam!” “ama şu ekrana bak. böyle bir ekran başka hiçbir telefonda yok.” ekrana bakıyorum, gerçekten de kocaman. sonra telefonun tuşları dikkatimi çekiyor. o kadar çok tuşu var ki sanki devasa bir uzaktan kumanda kendisi. otobüste telefonun çaldığını ve onu kulağımla ağzıma doğru biçimde hizalamaya çalıştığımı düşünüyorum.. kabus! “ulan,” diyorum “internetten baktığımızda bu kadar büyük değildi. demek ki gidip gerçek hâlini görmemiz gerekiyormuş.” sonra uyanıyorum.

korece korece korece.. neden sol elinle yazmak istiyorsun? sen manyak mısın?

her gün her gün her gün.. dilimiz çok kirletilmiş. bıdı bıdı vıdı vıdı.. sıralamalar şaşırdı sanırım. nasıl olsa olacak. bir yerden sonra başka şeyler giriyor araya ama yine de sorun olmuyor.

sen kimsin? a bittersweet life. defter oynamaya başladı. gerçekten çok küçük yazınca ne oluyor? ödül almıyorsun herhâlde.

buz kitleleri birbirinden kopuyor. sıcaklık bir yanılsama, daha fazla belgesel izleyelim. çünkü eğlenceli. eve dönüp takla atalım. ya da banyo yapıp temizlenelim. evet, evet temizlenmeli.

bazen içimde hınzır bir cinin yaşadığından ve belli zamanlarda aklımı ele geçirdiğinden şüpheleniyorum. insanın sağ eliyle yazdıkları ile sol eliyle yazdıkları bu kadar mı birbirinden kopuk olur? peki her iki elimle yazdıklarım ne durumda? ikisinin ortası mı? neyse bu yazı bana sol el çalışmaları sırasında yazdığım “aşçının seyir defteri” notlarımı hatırlattı. yeni bir sayfa açmanın zamanı geldi sanırım.



Opera

ey gezgin!

geldin, baktın; bir başlık ilgini çekti.. hemen, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluverdin! değerli fikirlerini saçmadan önce şunu bir oku istersen..

adalar


pek güzeller


sanki


inan, neden bilmiyorum

ücretsiz tarot servisi [at, eşek, domuz] cimeyıl nokta hede

ya da

evet, ben de tuulia'nın polip'ini msn'den taciz etmek istiyorum! diyorsanız eğer; adresim şudur: hani.li [at, eşek, domuz] tropik yaz.


..